KIBRIS TÜRK AMME MEMURLARI SENDIKASI
ZAMLAR İÇİN BAŞBAKANLIĞA SİYAH ÇELENK!
BASIN EMEKÇİLERİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARI İY
ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANLARINA DA EŞEL MOBİL
“HALK DA ÇALIŞANLAR DA BUNU HAK ETMİYOR”
"REFORM ÖNCE ZİHNİYETLERDE OLMALIDIR"
8 SENDİKADAN “TEMİZ SİYASET VE YOLSUZLUKLARIN ARAŞTIRILMASI” TALEBİYLE EYLEM

8 SENDİKADAN “TEMİZ SİYASET VE YOLSUZLUKLARIN ARAŞTIRILMASI” TALEBİYLE EYLEM

  Bu haber 29 ARALIK 2017, Cuma 14:19:24 eklenmiştir. 389 kez okunmuştur.
8 SENDİKADAN “TEMİZ SİYASET VE YOLSUZLUKLARIN ARAŞTIRILMASI” TALEBİYLE EYLEM Sendikal Platforma Üye 8 Sendika “Temiz Siyaset Ve Yolsuzlukların Araştırılması” Talebiyle Başbakanlık Önünde Eylem Yaptı. Sendikalar, Başbakanlığa, Üzerinde Temsili Euro, TL, Sterlin Ve Dolarların Olduğu Ayakkabı Kutusu Bıraktı.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sendikal Platform üyesi sendikalardan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ), Kıbrıs Türk Devlet Çalışanları Sendikası (ÇAĞ-SEN) ve Kooperatif Görevlileri Sendikası (KOOP-SEN) başkan ve temsilcileri bu sabah Başbakanlık önündeydi.
Önce açıklama yapan sendika yetkilileri daha sonra ortak basın açıklamasını okudu. Eylem, üzerine temsili paraların olduğu ayakkabı kutusunun Başbakanlık önüne bırakılmasıyla tamamlandı.
Eylemde ilk sözü KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil aldı. Elcil, son dönemde ülkedeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının arttığıyla ilgili gözlemleri olduğunu söyledi.
Elcil, “Sayın Başbakanın boşanma davasıyla gündeme gelen banka hesabı konusu var. Başbakanın bankalarda 10’larca hesabı olduğu, özellikle birinden bir milyon dolara yakın para çektiği söyleniyor. Bu mahkeme kayıtlarına da geçti. Bunlar iddiadan öte” ifadelerine yerdi.
Örgütlerin bu konuda Başbakandan ayrı ayrı açıklama talep ettiğini de söyleyen Elcil, bugün Başbakanlığa bu açıklamayı birlikte talep etmek için geldiklerini belirtti.
Elcil, “Ülkede temiz siyaset yapılması, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin üzerine gidilmesi, siyasetçilerin temiz olmasıyla ilgili talebimiz var. Seçime gidilen bu dönemde bunun önemli olduğuna inanıyoruz. Toplumsal çıkar her şeyden önde geliyor. Toplumsal çıkarı öne tutan, kamusal yarar gözeten politikacılara ihtiyacımız var. Bu ihtiyacı dile getirmek, halkı bu konuda uyarmak için bu açıklamaları yapıyoruz” dedi.
Elcil’in konuşmasının sonunda DEV-İŞ Başkanı Hasan Felek, ortak basın açıklamasını okudu.
Basın açıklaması şöyle:
Adamızın kuzeyinde son 20 aylık sürede yaşanan UBP-DP hükümeti kadersizliği tarihe kara bir leke olarak kaydedilecektir.
Ülkede yaşamayan, bir geceliğine sırf kumar oynamak ve turistik gezi için uğrayanlara bile vatandaşlıklar verilmiştir. Bu vatandaşlıkların esas amacı tamamen demografik yapıyı değiştirmek ve koltukta oturmaya devam etmektir. UBP-DP Hükümeti bu dönemde en çok yandaşlara ve partililere rant sağlamak ve çeşitli rüşvet iddiaları ile anılmıştır. Seçim yasaklarının başlayacağı tarihe yakın şaibeli kırsal kesim arsaları dağıtımı en bariz örneklerden biridir.
20 aylık UBP-DP Hükümeti, emeğe, demokratik değerlere Kıbrıslı Türklerin barış ve adalet istencine düşman politikalarla hafızalarda yer alacaktır. Geçtiğimiz yıl sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi talebiyle örgütlenen CAS çalışanlarını, yasalara ve temaüllere aykırı şekilde 32 çalışanı açlığa ve yoksulluğa mahkum eden bu zihniyeti unutmadık, unutturmayacağız.
Tüm bu partizanlık, adaletsizlik ve hukuksuzluklar devam ederken ortaya çıkan boşanma davası ile toplumun bilgisine gelen Başbakan Hüseyin Özgürgün’e ait bankalardaki milyonlarca dolarlık hesaplarla ilgili Sn. Özgürgün’ün sessizliğini koruması, adamızın kuzeyindeki idari yapının nasıl kokuştuğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Rüşvet, yolsuzluk ve adam kayırma ile adı eşleşen bu hükümetin başının hesaplarında milyonlarca dolar bulunması ve kaynağın ne olduğuyla ilgili açıklama yapılmaması tüm bakanları ve hükümet yetkililerini şaibe altında bırakmaktadır. Boşanma davası olmasa bu konu “dedikodudan” öteye gitmeyecekti. Bu noktada başta Sn. Hüseyin Özgürgün olmak üzere tüm bakanların ve birinci derece yakınlarının mal beyanında bulunmaları toplumun beklentisidir. Seçimlere gidilen bu dönemde mal beyanında bulunmak şeffaflık, objektiflik ve hesap verilebilirlik adına “adil” bir yönetimin gerekliliğidir. Toplumun beklentisi karşısında hiçbir açıklama yapma gereği duyulmaması toplumu hiçe saymak hatta aşağılamak anlamı taşımaktadır.
Başbakanın hesaplarında gündeme gelen milyonlarca dolarlık kaynağı belirsiz para, ülke siyasetinde seçimlerde oy satın almayı da alışkanlık haline getirenlerin işine yarayan önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Kaynağı belirsiz paralarla oy satın alma meclis gündemine bile gelen bir konu iken, boşanma davası ile ortaya çıkan Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün hesaplarındaki milyonlarca dolar, devletin avukatı durumunda olan Ombudsman’ı harekete geçirmeliydi.  Merkez Bankası yetkililerinin bu konuda sessiz kalmaları da kamu yararına olan bu kurumun kişilerin yararına dönük kullanılmasını destekler niteliktedir. Seçimlerde bu paralarla oy satın alma konusu seçimlerdeki iradeyi şaibeli hale getirmek için yeterli görülmeliydi.
Toplumsal yarar açısından mali polisi, Başsavcılık’ı ve Ombudsman’ı bu konuyla ilgili derhal soruşturma açmaya, Merkez Bankası’nı da bu yüksek miktardaki kaynağı belirsiz paralara el koymaya davet ederiz. Seçime gidilen bu dönemde halkımıza çağrıda bulunarak, objektif, şeffaf ve hesap verebilir olmaktan uzak siyasetçilere rağbet etmemeleri tavsiyesinde bulunuruz.
 
TAK


  ,
Facebook Facebook   Google Google  

 

KAMU GÖREVLİLERİ YASA TASARISI İÇİN KAMU GÖREVLİLERİ YASASI 29 Mart 2016TIKLAYINIZ.

 

 
 
Sitemizi başarılı buluyor musunuz?
Başarılı buluyorum
Daha başarılı olabilir
Başarısız buluyorum
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
teste, ,
 

© Copyright 2017 ktams.com
Her hakkı saklıdır.
İdeza Bilişim